Bekir Bozdağ’dan CHP’li Hüseyin Aygün’e, ‘Hesabını soracağım’

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde tertip eden etkinlikte kendisine karşı gerçekleştirilen ‘Yumruklu’ saldırı ile alakalı kısa müddette sıhhatli bir araştırma yapılabildiğine olasılık vermediğini belirterek, ”Bu kişi ile CHP Milletvekilleri arasındaki bağlantı üzerinde de durulması lazım” dedi.Başbakan Yardımcısı Bozdağ, AK Parti Yozgat İl Başkanlıağını ziyaretinin hemen peşinden gazetecilere yaptığı açıklamada, 3. Yargı Paketi’ni insan hakları, demokrasi bağlamında, toplumun huzur ve barışı için faydalı olacağına inanarak yaptıklarını vurgulayarak, ”Bu tertip etmeyi yaparken suç işleyenleri himaye etmek, suç işleyenleri ödüllendirmek, suç işleyenler lehine sonuçlar çıkartmak, maksadıyla yapmadık. Tamamıyla toplumsal barışımızı güçlendirmek, insan hakları alanında ileri adımlar atmak için yaptık. Bu manada atılmış adımlardır. Tabi bunlarla alakalı bir takım eksiklikler varsa o eksiklikleri giderici adımlar atmak, yanlışlar varsa bu yanlışları düzeltmek elbette parlamentonun görevidir. Toplumsal huzuru bozacak, insanları suç işlemeye teşvik edecek yasalarımızda bir takım kararlar varsa bu hükümleri yine değerlendirmek, ele almak ve bu konuda yapılması koşul olan adımları atmak gerekliyse bunu da yaparız. Nitekim Türk Ceza Kanunu’nda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra pek çok farklıklar yapıldı, adımlar atıldı. Bu konu bu boyutlarıyla da ele alınıp değerlendirilecektir” ifadelerini kullandı.

YUMRUKLU SALDIRI OLAYI
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Hacıbektaş’ta kendisine yönelik gerçekleştirilen yumruklu saldırı olayıyla alakalı bir sual üzerine şunları kaydetti:”Ben özellikle bu olayla alakalı şunu bir sefer daha dile getirmek isterim, tabi bir yargılama süreci devam ediyor. Bu olayın örgüt irtibatı var mı, yok mu bunun araştırılması lazımdır. Diğer taraftan örgütlü bir suç mu, değil mi bunun da araştırılması lazımdır. Bir gün içerisinde bunun ortaya çıktığı veya çıkmadığı istikametinde bir kanı ortaya koymak fevkalade yanlış olur. Zira telefon kayıtlarının incelenmesi, diğer taraftan elektronik hesapların incelenmesi ve verilen kartlar, irtibatlar, başka konuların tüm detayları bir şekilde ele alınmasında fayda var. Ondan sonra bu noktada bir karar verilebilir. Benim bir gün önce yaptığım eleştiri, bu ceza kanunun bu suça tayin edilen cezayı bilmediğimden filan değil. Bu Ceza Kanunu‘nu yazanların biri de benim. Onu gayet iyi biliyorum. Oradaki usulü de iyi biliyorum. Adli kontrolün ne olduğunu da iyi biliyorum. Lakin adli kontrolün içerisinde yer alan hükümlerden başkaları da bu işe ilave uygulanabilirdi. Bir adli kontrolü düzenleyen fıkranın c bendi de uygulanabilirdi. Tabi burada örgüt boyutu araştırılabilirdi. Kısa müddette ben bu konuda sıhhatli bir araştırma yapılabildiğine olasılık vermiyorum. CHP’li milletvekillerinin orada polise karşı giriştiği mukavemeti üzerinde verilen düzmece rapor üzerinde ve bu kişi ile milletvekilleri arasındaki bağlantı üzerinde de durulması lazım. Zira Durdu Özpolat bizzat şahsa ismiyle hitap ediyor ve orada söyledikleri laflara, orada bulunan herkes tanık. Bana saldırının gerçekleştiği yere görevliden başka kimsenin girmesi olası değil. Oraya Maraş’ın Pazarcık ilçesinden gelen bir insanın basınla da alakası olmadığı da daha sonra çıkıyor ortaya. Oraya medya görevlisiymiş gibi sokulmasını birilerinin izah etmesi lazım. Kim bu kartı verdi? O kartı verene birileri yönerge verdi, nasıl oluyor. Bir böylesi organizasyonda o ilçeyle irtibatı olmayan belediye görevlileri nasıl oluyor, bunun üzerinde netlikle durulması lazım. Hiç darp fiili yememiş birine hayati tehlike vardır raporunu hangi hekim verebiliyor bunun netlikle soruşturulması lazım.”

Bu olayın ayrıntılı bir biçimde soruşturulmadan, o tahkikatlar sıhhatli bir tabana oturtulmadan hemen serbest yargılama kararının verilmiş olmasının yanlışlığına dikkat çektiğini belirten Bozdağ, ”Bunun örgüt boyutlarının araştırıldığında belki orada bir şey çıkabilirdi. Zira tweet ve face hesaplarına baktığınızda bununla alakalı Durdu Özpolat’ın çevreninde olan kişilerin attıkları mesajlara baktığınızda, ortaya çıkan fotoğraflara baktığınızda, bunun tek başına bir eylem olmadığı çok lakin çok açık gözüküyor. Bu konu değerlendirildi mi bilmiyorum. Benim dosyadan elime geçen belgeler üzerinde baktığımda bu konuda kanıtlar boyutuyla yeteri kadar değerlendirilmediği çok açık biz onu söylüyoruz” diye konuştu.

CHP Milletvekili Hüseyin Aygün’ün kendisine çeşitli iletiler attığını bildiren Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, ”CHP milletvekillerinden bir tanesi, dağdaki teröristleri öven, onlara muhabbetini belli eden biri, tehdit eder şekilde iletiler gönderiyor. Şimdi beni tehdit eden tweeterden hesaplar atıyor. Ne diyor, ‘Sonun iyi olmaz’ diyor. Başka bir söylemle bizim sonumuzun ne olacağını sayın Hüseyin Aygün’ün izahı lazım. Acaba Hüseyin Aygün bana nasıl bir son biçmiş veya onun sevdiği arkadaşları nasıl bir son biçmiş, bunu Türkiye kamuoyuna izahı lazım. Ben de merakla bekliyorum. Nasıl bir son bizim için planlamış, o tasarınını açıklarsa çok hoşnut oluruz. Bir milletvekili mecliste olan arkadaşını hükümette olan bir bakanı, bırakın bunları, rastgele bir insanı tehdit edebilir mi. Lakin CHP’nin milletvekilleri açık, aleni hesaplar üzerinden bakanları tehdit ediyorlar. Onun için milletimize bu zihniyeti bu hastalıklı anlayışı çok iyi takip etmelerini çok iyi değerlendirmelerini özellikle istiyorum ve bunları milletimize havale ediyorum. Tabi bu tehditlerin bu küfürlerin yargıda da hesabını soracağımı buradan bir sefer daha duyuru etmek istiyorum” dedi.

ÖMER ERTUĞRUL

Bir önceki yazımız olan Siyasi hayatımızda kaç parti var? başlıklı makalemizde haber, haberler ve hayatımızda hakkında bilgiler verilmektedir.